Dec
28
2009

kusursuz dünya
Senaryosunu
John Lee Hancock 'un yazdığı, başrollerinde
Kevin Costner,
Clint Eastwood,
Loura Dern gibi usta oyuncuların paylaştığı, 1993 yapımı müthiş bir duygusal macera filmi
Kusursuz Dünya.
Çok iyi bir senaryo, usta oyuncular, ayarında verilen duygusallık, muthiş karşılıklı diyaloglar, gerçekçi takip ve aksiyon sahneleri ve alışık olmadığımız mutlu olamayan bir son. Konusu kısaca su şekilde: Hapse düşen Butch Haynes ve onun psikopat hücre arkadaşı Pugh karar verip birlikte hapisten kaçarlar. Polislerden kaçarken tesadüfen bir eve girerler. İşler ters gider ve evin küçük çocuğunu rehin alıp evden uzaklaşırlar. Fakat bu babasız çocuğa Butch'ın arkadaşı kötü davranmaya başlar ve bunun sonucunda Butch, Pugh u öldürür. Bundan sonra Butch ve Buzz'ın macerası başlar.
Buzz gibi kendisi de babasız büyüyen Butch arasında güzel bir ortaklık ve arkadaşlık başlar ve tabii ki duygusal bir bağ kaçınılmazdır.

kusursuz dünya
devamını oku »
ilgili yazılar
bu yazı muzrek tarafından sinepil.org adresli sitede yayımlanmak üzere yazılmıştır. kaynak gösterilmeksizin kopyalanamaz.
etiketler: film, clint eastwood, kevin costner, 1993, a perfect world, kusursuz dünya, perfect world, t.j. lowther
Dec
24
2009
Feyyaz olur yay üstünden vururum, bu da gelir bu da geçer ağlama
Kaçan goller haftası dersek devrik bir deyim olur; kaçana gol denmez zira ama neresinden bakılırsa bakılsın kaçan goller haftasıydı, bu ne devrik bir haftadır bilemezsiniz Tomas Dol doldu taştı Kahe’ye, art arda iki inanılmazı kaçırınca bir an Yılmaz Vural olup sahaya girecek sandım; at Kahe’yi elinden bin parçaya bölünsün.
Efsane Ziko’nun Caner Erkin’i Moskova’da neden sildiğini anladık, arkadaşım ofsayti bozuyorsun. Ve Yula...önce kaçırdıklarıyla sonra da ağzından kaçırdıklarıyla haftanın kayan yıldızı Yula. Yarım yamalak türkçesinden belki de futbol dünyamızın tartışmasız en efsane kaptanlarından Rıza adamımıza ettiği laflardan sonra bir başka takımımızda oynama ihtimali kalmadığını umuyorum. Yula’nın Türkiye’deki varlığını gişesinden dolayı serisi çekilen kiki musampa filmlere benzetiyorum; Recep İvedik Gine vatandaşı olsun adı da Yula olsun. Yarım yamalak aşkıyla ‘duygu bütünlüğümü’ alaşağı eden Asuman’a bu hafta sözüm yok; kol kırılır yen içinde, kalp kırılır sen içinde kalırsın Asuman...
***
Fotomaç gazetesi İndıpendınt’a dayanarak tüm Beşiktaşlıların ruhunu okşayan bir haber yapmış; taşıma haberle değirmen dönmüş. ‘Ölmeden önce yapılması gerekenler listesi’nde Beşiktaş seyircisiyle İnönü’de birlikte maç izlemek de listelenmiş. Elin gavurunun taa uzaklardan görüp dünyaya önerdiği güzelliği yanıbaşımızdaki güzel Bursalı’dan neden esirgiyor olduğumuzu anlayan var mı? Uzaktan bakıldığında birbirine en yakın iki taraftar grubunun birbirinden uzak tutulması ne acıdır. Acıdan öte bir hakkaniyet zaafı.
İçimizdeki hak ve adalet duygusu incindiğinde futbol devreye girer ve güzellikler sunup avutur bizi; öyle oldu işte İnönü’de. Keyfimizin kalfası olup topa fazla girmeseydi Tolga Özkalfa sezonun ilk yarısının en şahane maçı olduğunu iddia edebilirdim. Bursaspor’un geçtiğimiz cuma İnönü’de Beşiktaşımızı aslanlar gibi yenmesi taraftarlar üzerinden ve onlar kullanılarak büyütülen anlamsız nefrete, ilahi adaletten balans ayarıydı; mevzuya böyle bakmak lazım. Teksas ruhu İnönü’deydi, ‘Çekirge’li bir değil iki değil üç kez sıçradı. ‘Alma mazlumun ahını çıkar İniyesta iniyesta’ maçıydı.
Oh oldu bize, oh olsun tabi Mustafa Denizli’ye de, onun artık can sıkan kehanetine de oh olsun. Ahlar ve vahlar yine cefakar Beşiktaşlı’ya kaldı. O havada, o yağmur tufanında, o tribünde olmak nasıl bir duygu bilmeden her yenilgi sonrası ‘taraftar bizi geriyor’a yatan kiralık formalı profesyonel Beşiktaşlı futbolculara da oh olsun. Mert bilir mert bulurum seni Toraman son haftalarda hep düşmeye oynuyorsun. Düşmeyecek hep ayakta kalacak ve yıkılmayacaksın; sen Beşiktaş’ın kaptanısın.
***
Türksel Süper Lig’in istikrarı Fe ağbinizin Asuman ile istikrarını aratıyor valla. Fener 8’lik bir oh serisinden 5’lik bir vah serisine dönünce kızılca kıyamet koptuydu. ‘Oh oh’ diyerek yine lider kapadılar, Cimbom ahlar vahlar karışık zirve takibinde. Kayseri ve Bursa için durum tam ‘oh oh suyundan da koy’. Vah’im olan yine Beşiktaşımız; bu sezon tek teselli korkarım ‘Mençıstır fatihi’ olarak verilecek mansiyondur. Hoş futbolcularımız ve kahinimiz şampiyonluğa inanıyorlar, ihtimaller içindedir.
Oysa bize ‘en iyi yönetmen’ değilse bile ‘en iyi senaryo’ ödülü yakışır. Bir kongre bin nasihatten iyidir. Adaylar içinde bir musibet kabus gibi bizi beklemekte. Hayallerim vardı benim. Siyahla beyaz arasında kalan tüm renkleri içeren bir kongre olmalıydı adaylar açısından. Sayın Altınsay’ı harekete geçirecek sinerjiyi yaratamadık korkarım. Bunun için hâlâ zamanımız var mı bilmem ama benim hala umudum var. Büyük Beşiktaşlı, büyük ozan Alanson’un da var mı acep, şarkıların şarkısını hep o yazmıştır? Beşiktaş’ımız için en iyi kurtuluş reçetesini ve en iyi senaryoyu yazacakların en başında kuşkusuz Altınsay bilgesi gelmektedir.
Yangın yerde ortadan kaybolan meşhur büyük patronlar Beşiktaşımızı uzaktan seyre devam ederken gönlü zengin Fe ağbiniz yılbaşındaki büyük ikramiye için pusudadır, kalan paralarıyla aldığı 1600 adet tam biletten umutludur. Bu fantezi, Yıldırım Bey’in yeni dönem için, içinden geçen fantezilere yeğdir. Beşyüz kağıt ve maç başına kazanacaklarım bana yeter, adaylığını açıklaması halinde 29 buçuk trilyonum ve tüm şarkılarım Altınsay’ın emrindedir. Forza, Ekşi Beşiktaş, Siyah-Beyaz, Web kartalları... Hadi iş başına. O, başkan olmalı ve köşesi bana kalmalıdır. O köşe kış köşesi bu köşe yaz köşesi; Beşiktaşımıza zarar verenlere ‘Hadi ordan kışt’ köşesi... Asuman... X’imeyen aşkım... Köşelerde sıkıştırıp dururum hayalini...
Dec
24
2009
Feyyaz olur yay üstünden vururum, bu da gelir bu da geçer ağlama
Kaçan goller haftası dersek devrik bir deyim olur; kaçana gol denmez zira ama neresinden bakılırsa bakılsın kaçan goller haftasıydı, bu ne devrik bir haftadır bilemezsiniz Tomas Dol doldu taştı Kahe’ye, art arda iki inanılmazı kaçırınca bir an Yılmaz Vural olup sahaya girecek sandım; at Kahe’yi elinden bin parçaya bölünsün.
Efsane Ziko’nun Caner Erkin’i Moskova’da neden sildiğini anladık, arkadaşım ofsayti bozuyorsun. Ve Yula...önce kaçırdıklarıyla sonra da ağzından kaçırdıklarıyla haftanın kayan yıldızı Yula. Yarım yamalak türkçesinden belki de futbol dünyamızın tartışmasız en efsane kaptanlarından Rıza adamımıza ettiği laflardan sonra bir başka takımımızda oynama ihtimali kalmadığını umuyorum. Yula’nın Türkiye’deki varlığını gişesinden dolayı serisi çekilen kiki musampa filmlere benzetiyorum; Recep İvedik Gine vatandaşı olsun adı da Yula olsun. Yarım yamalak aşkıyla ‘duygu bütünlüğümü’ alaşağı eden Asuman’a bu hafta sözüm yok; kol kırılır yen içinde, kalp kırılır sen içinde kalırsın Asuman...
***
Fotomaç gazetesi İndıpendınt’a dayanarak tüm Beşiktaşlıların ruhunu okşayan bir haber yapmış; taşıma haberle değirmen dönmüş. ‘Ölmeden önce yapılması gerekenler listesi’nde Beşiktaş seyircisiyle İnönü’de birlikte maç izlemek de listelenmiş. Elin gavurunun taa uzaklardan görüp dünyaya önerdiği güzelliği yanıbaşımızdaki güzel Bursalı’dan neden esirgiyor olduğumuzu anlayan var mı? Uzaktan bakıldığında birbirine en yakın iki taraftar grubunun birbirinden uzak tutulması ne acıdır. Acıdan öte bir hakkaniyet zaafı.
İçimizdeki hak ve adalet duygusu incindiğinde futbol devreye girer ve güzellikler sunup avutur bizi; öyle oldu işte İnönü’de. Keyfimizin kalfası olup topa fazla girmeseydi Tolga Özkalfa sezonun ilk yarısının en şahane maçı olduğunu iddia edebilirdim. Bursaspor’un geçtiğimiz cuma İnönü’de Beşiktaşımızı aslanlar gibi yenmesi taraftarlar üzerinden ve onlar kullanılarak büyütülen anlamsız nefrete, ilahi adaletten balans ayarıydı; mevzuya böyle bakmak lazım. Teksas ruhu İnönü’deydi, ‘Çekirge’li bir değil iki değil üç kez sıçradı. ‘Alma mazlumun ahını çıkar İniyesta iniyesta’ maçıydı.
Oh oldu bize, oh olsun tabi Mustafa Denizli’ye de, onun artık can sıkan kehanetine de oh olsun. Ahlar ve vahlar yine cefakar Beşiktaşlı’ya kaldı. O havada, o yağmur tufanında, o tribünde olmak nasıl bir duygu bilmeden her yenilgi sonrası ‘taraftar bizi geriyor’a yatan kiralık formalı profesyonel Beşiktaşlı futbolculara da oh olsun. Mert bilir mert bulurum seni Toraman son haftalarda hep düşmeye oynuyorsun. Düşmeyecek hep ayakta kalacak ve yıkılmayacaksın; sen Beşiktaş’ın kaptanısın.
***
Türksel Süper Lig’in istikrarı Fe ağbinizin Asuman ile istikrarını aratıyor valla. Fener 8’lik bir oh serisinden 5’lik bir vah serisine dönünce kızılca kıyamet koptuydu. ‘Oh oh’ diyerek yine lider kapadılar, Cimbom ahlar vahlar karışık zirve takibinde. Kayseri ve Bursa için durum tam ‘oh oh suyundan da koy’. Vah’im olan yine Beşiktaşımız; bu sezon tek teselli korkarım ‘Mençıstır fatihi’ olarak verilecek mansiyondur. Hoş futbolcularımız ve kahinimiz şampiyonluğa inanıyorlar, ihtimaller içindedir.
Oysa bize ‘en iyi yönetmen’ değilse bile ‘en iyi senaryo’ ödülü yakışır. Bir kongre bin nasihatten iyidir. Adaylar içinde bir musibet kabus gibi bizi beklemekte. Hayallerim vardı benim. Siyahla beyaz arasında kalan tüm renkleri içeren bir kongre olmalıydı adaylar açısından. Sayın Altınsay’ı harekete geçirecek sinerjiyi yaratamadık korkarım. Bunun için hâlâ zamanımız var mı bilmem ama benim hala umudum var. Büyük Beşiktaşlı, büyük ozan Alanson’un da var mı acep, şarkıların şarkısını hep o yazmıştır? Beşiktaş’ımız için en iyi kurtuluş reçetesini ve en iyi senaryoyu yazacakların en başında kuşkusuz Altınsay bilgesi gelmektedir.
Yangın yerde ortadan kaybolan meşhur büyük patronlar Beşiktaşımızı uzaktan seyre devam ederken gönlü zengin Fe ağbiniz yılbaşındaki büyük ikramiye için pusudadır, kalan paralarıyla aldığı 1600 adet tam biletten umutludur. Bu fantezi, Yıldırım Bey’in yeni dönem için, içinden geçen fantezilere yeğdir. Beşyüz kağıt ve maç başına kazanacaklarım bana yeter, adaylığını açıklaması halinde 29 buçuk trilyonum ve tüm şarkılarım Altınsay’ın emrindedir. Forza, Ekşi Beşiktaş, Siyah-Beyaz, Web kartalları... Hadi iş başına. O, başkan olmalı ve köşesi bana kalmalıdır. O köşe kış köşesi bu köşe yaz köşesi; Beşiktaşımıza zarar verenlere ‘Hadi ordan kışt’ köşesi... Asuman... X’imeyen aşkım... Köşelerde sıkıştırıp dururum hayalini...
Dec
24
2009
Shared by *Equilibirum
Olsa da yesek.
Pastırmalı humus2 kişilik
Hazırlama süresi: 10 dakika
Pişme süresi: 30 dakika
MALZEME LİSTESİ* 1 su bardağı dolusu kuru nohut (konserve nohut da kullanabilirsiniz)
* 3 yemek kaşığı dolusu tahin
* 1 adet limonun suyu
* 2-3 diş sarmısak
* 1 çay kaşığı tuz, karabiber
* 1 çay kaşığı kimyon
* 1 çay kaşığı kırmızı toz biber
* 1 çay kaşığı sumak
* 7-8 dilim çemensiz pastırma
* Yarım su bardağı nohudun haşlama suyu
* 3 yemek kaşığı ince kıyılmış maydanoz
YAPILIŞI Akşamdan bol suyla ıslattığınız nohudu ertesi gün yıkayıp süzün ve bir tencereye aktararak üzerini örtecek kadar suyla haşlayın. ıyice yumuşayan nohutları süzün. Ancak haşladığınız nohutların suyundan yarım su bardağı kadarını mutlaka ayırın. Nohutlar ılınınca kabuklarını soyun. Nohutları soymak humus yapmanın en zor aşamasıdır ama nohut soymanın da kolay bir yöntemi vardır. Nohutları avuçlarınız arasına alıp birbirine sürterek kabuklarını daha kolay çıkarabilirsiniz. Kabukları soyulan nohutları ılık haldeyken robota aktarın. Üzerine ayırdığınız nohut suyunu ekleyip robotu çalıştırarak püre haline getirin. Eğer konserve nohut kullanacaksanız konserve suyundan yarım su bardağı kadar ayırın. Nohutların kabuklarını soyup robotta çekerek aynı işlemleri konserve nohuda da uygulayın. Püre haline getirdiğiniz nohutları çukur bir kaba aktarın. Diğer taraftan, limon suyu, tahin ve dövülmüş sarmısakları derin bir kapta çatalla çırpıp karıştırın. Tuz, kimyon, karabiber, sumak ve kırmızı toz biberi de ekleyip tekrar karıştırın. Hazırladığınız bu tahinli sosu püre halindeki nohutların üzerine aktarıp tüm malzemeleri iyice karıştırın. Son olarak koyu boza kıvamındaki humusu servis tabağına bir parmak kalınlığında yayın. ıncecik dilimlenmiş pastırmaları teflon bir tavaya koyup üzerine 2-3 yemek kaşığı sıvıyağ gezdirin. Pastırmaları kısık ateşte 5 dakika kadar pişirin. Hafifçe pişen pastırmaları humusun üzerine yerleştirip ılık halde servise sunun. Pastırmaları tavla pulu formunda doğrayıp 1 yemek kaşığı sıvıyağda 2-3 dakika kızarttıktan sonra da humusun üzerine yerleştirebilirsiniz. Sofraya getirmeden önce ince kıyılmış maydanozla süsleyip ılık halde servise sunun.
Dec
24
2009
Shared by *Equilibirum
Olsa da yesek.
Pastırmalı humus2 kişilik
Hazırlama süresi: 10 dakika
Pişme süresi: 30 dakika
MALZEME LİSTESİ* 1 su bardağı dolusu kuru nohut (konserve nohut da kullanabilirsiniz)
* 3 yemek kaşığı dolusu tahin
* 1 adet limonun suyu
* 2-3 diş sarmısak
* 1 çay kaşığı tuz, karabiber
* 1 çay kaşığı kimyon
* 1 çay kaşığı kırmızı toz biber
* 1 çay kaşığı sumak
* 7-8 dilim çemensiz pastırma
* Yarım su bardağı nohudun haşlama suyu
* 3 yemek kaşığı ince kıyılmış maydanoz
YAPILIŞI Akşamdan bol suyla ıslattığınız nohudu ertesi gün yıkayıp süzün ve bir tencereye aktararak üzerini örtecek kadar suyla haşlayın. ıyice yumuşayan nohutları süzün. Ancak haşladığınız nohutların suyundan yarım su bardağı kadarını mutlaka ayırın. Nohutlar ılınınca kabuklarını soyun. Nohutları soymak humus yapmanın en zor aşamasıdır ama nohut soymanın da kolay bir yöntemi vardır. Nohutları avuçlarınız arasına alıp birbirine sürterek kabuklarını daha kolay çıkarabilirsiniz. Kabukları soyulan nohutları ılık haldeyken robota aktarın. Üzerine ayırdığınız nohut suyunu ekleyip robotu çalıştırarak püre haline getirin. Eğer konserve nohut kullanacaksanız konserve suyundan yarım su bardağı kadar ayırın. Nohutların kabuklarını soyup robotta çekerek aynı işlemleri konserve nohuda da uygulayın. Püre haline getirdiğiniz nohutları çukur bir kaba aktarın. Diğer taraftan, limon suyu, tahin ve dövülmüş sarmısakları derin bir kapta çatalla çırpıp karıştırın. Tuz, kimyon, karabiber, sumak ve kırmızı toz biberi de ekleyip tekrar karıştırın. Hazırladığınız bu tahinli sosu püre halindeki nohutların üzerine aktarıp tüm malzemeleri iyice karıştırın. Son olarak koyu boza kıvamındaki humusu servis tabağına bir parmak kalınlığında yayın. ıncecik dilimlenmiş pastırmaları teflon bir tavaya koyup üzerine 2-3 yemek kaşığı sıvıyağ gezdirin. Pastırmaları kısık ateşte 5 dakika kadar pişirin. Hafifçe pişen pastırmaları humusun üzerine yerleştirip ılık halde servise sunun. Pastırmaları tavla pulu formunda doğrayıp 1 yemek kaşığı sıvıyağda 2-3 dakika kızarttıktan sonra da humusun üzerine yerleştirebilirsiniz. Sofraya getirmeden önce ince kıyılmış maydanozla süsleyip ılık halde servise sunun.
Dec
23
2009
“MİT ve Jandarma istihbaratı Erzincan’da çökertiliyor. Çökertilmeseydi, Reşadiye katliamı olur muydu? Çünkü, yedi şehit verdiğimiz o katliamda, PKK Reşadiye’ye Erzincan üzerinden geçiyor.”
Dec
23
2009
“MİT ve Jandarma istihbaratı Erzincan’da çökertiliyor. Çökertilmeseydi, Reşadiye katliamı olur muydu? Çünkü, yedi şehit verdiğimiz o katliamda, PKK Reşadiye’ye Erzincan üzerinden geçiyor.”
Dec
23
2009
GENELKURMAY Başkanlığı’ndan açıklama geldi...
Ve böylece dört gündür gündemi işgal eden “Bülent Arınç’a suikast yapılacaktı” iddiasına dair bazı soru işaretleri giderilmiş oldu...
Dec
23
2009
GENELKURMAY Başkanlığı’ndan açıklama geldi...
Ve böylece dört gündür gündemi işgal eden “Bülent Arınç’a suikast yapılacaktı” iddiasına dair bazı soru işaretleri giderilmiş oldu...
Dec
23
2009
Önümüzeki yıldan itibaren Türkiye uluslararası büyük spor organizasyonlarına ev sahipliği yapacak, bu organizasyonlar için seçilen maskotlar, logolar peş peşe kamuoyuna tanıtıldı.